İzmir ve Denizli İş Dünyası Boykot Çağrılarına Tepki Gösterdi
İzmir ve Denizli'deki iş dünyası temsilcileri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklandığı döneme yönelik tutumları gerekçesiyle CHP'nin başlattığı boykot kampanyasında ve akabinde gelen 2 Nisan boykotuna tepki gösterdi.
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, yaptığı yazılı açıklamada, vatandaşların bazı kararları eleştirmesini ve yasal yollarla tepkisini ortaya koymasını demokrasinin gerekliliği olarak gördüklerini söyledi.
Tepkilerin ticari hayatı olumsuz etkilememesi konusunda hassas davranılması gerektiğini söyleyen Özgener, şunları kaydetti:
"Halihazırda yaşanan ekonomik zorluklar, dünya çapında yaşanan hızlı değişimler nedeniyle her birimiz bedeller ödemekteyiz. Ülkemizde ticari hayatın sıkıntılı günlerden geçtiği bu dönemde, üretim ve ticaret hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak her türlü çağrının bu bedelleri artırması ve gün sonunda hepimize olumsuz yansıması söz konusudur. Bu konuda herkesi sağduyulu ve sorumluluk bilinci ile hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye'nin en büyük gücü, krizleri yönetme becerisi ve toplumun ortak aklıdır. Şimdiye kadar nice badireleri atlattık, bundan sonra da diyalog ve sağduyu ile her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Bunun için demokrasiyi merkezimize almanın ve düşüncelerimizi yasal sınırlar içinde ifade etmenin hepimizin sorumluluğu olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum."
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Ender Yorgancılar da farklı görüş ve fikir ayrılıklarının demokrasinin zenginliğini oluşturduğunun altını çizdi.
Kişilerin ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri hakkını kullanarak yasal yollarla tepkilerini göstermesinin demokratik hak olduğuna işaret eden Yorgancılar, "Ülkemizin üretim ve ticari hayatını olumsuz etkileyecek bildiriler konusunda itidalli olunması, ülkemizin üreten gücünün hedef gösterilmemesi gerekiyor. İşçisi, emekçi, öğrenci, çiftçisi, sanayicisi ve taciriyle hepimiz, toplumumuzun ayrılmaz parçalarıyız. Toplumu ayrıştırmadan sağduyu ile hareket etmeyi ortak bir sorumluluk olarak görüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu da demokratik hukuk devletinde, vatandaşların yasal bir zeminde tepkilerini ifade etmelerinin kıymetli olduğunu savundu.
Bu noktada, ortaya konan itirazların anlaşılması ve dikkate alınmasının demokrasi açısından önem taşıdığını söyleyen Kasapoğlu, "Ancak bu itirazların toplumsal refahımızı teminat altına alan üretim ve istihdama zarar vermemesi, sağduyulu bir şekilde dile getirilmesi gerekmektedir. Ekonomik faaliyetlerimiz, üretim gücümüz ve istihdam kapasitemiz, hepimizin ortak geleceğini şekillendirmektedir. Sanayi ve ticaret, siyasi çekişmelerin değil, kalkınma hedeflerimizin odak noktası olmayı sürdürmelidir." ifadelerini kullandı.
Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan da şunları kaydetti:
"İnsanımızın geçim kaynağı olan işini ve ticaretini engelleyecek, piyasaları sarsacak, ticari dengeleri bozarak ekonomimizi ve sosyal hayatımızı zora sokacak eylemler ile söylemleri, şaşkınlıkla izliyoruz. Milletimizin geleceğinin temel direkleri olan tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve çalışanlarımızın emeğini ve alın terini heba edemeyiz. Ülkemizi ancak birlik ve beraberlik içinde büyütüp geliştirebiliriz. Yerli ve milli üretimin, ticaretin, istihdamın ve vergi gelirlerinin devamı için gelin hep beraber işimize gücümüze el birliğiyle sarılalım, çalışalım, kazanalım, kazandıralım."
Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili de "Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.